içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KEBAN KÖYLERİ ESKİ VE YENİ ADLARI,NÜFUS

KEBAN KÖYLERİ ESKİ VE YENİ ADLARI,NÜFUS

Eski Adı             Yeni Adı                     2025 Öncesi                                         2026 Nüfus

Erkek Kadın Toplam                        Erkek           Kadın          Toplam

 

 
 
 

 

 

ZırkıŞeyhmir

Akçatepe

6

77

83

61

60

121

Kırokuş

Akgömlek

31

13

44

33

35

68

Hozik

Altınkürek

81

88

169

74

79

153

Temte

Altınyaka

56

62

118

56

54

110

İbolar

Aslankaşı

18

24

42

21

26

46

Çağma han

Aşağıçakmak

35

33

68

40

42

82

Lorikan              Bademli           39

28

67

32

28

60

Zeynan              Bahçeli            20

18

38

12

11

23

Bayındıreli       Bayındır         15

11

26

16

9

25

Mirali                Beydeğirmeni48

39

87

81

60

141

Hacısor             Bölükçalı           6

9

15

16

13

29

Karkit                Büklümlü          37

33

70

26

25

51

Galyon              Çalık               55

45

100

46

39

85

 

 

Zeryan              Çevrekaya       42

43

85

19

21

40

Mineyük          Dürümlü           31

35

66

23

26

49

Zırkıbaz            Gökbelen           4

45

85

48

50

98

Zırkıçük            Göldere             11

6

17

18

13

31

Halife               Güneytepe       23

17

40

26

23

49

Hörenek          Kopuzlu              24

33

57

24

25

49

Koyinon      Koyunuşağı

22 24

46

28

32

60

Kudikan           Kurşunkaya        9

11

20

7

9

16

Ğılbaşan          Kuşcu              22

13

35

9

7

16

Nimri                 Pınarlar           28

22

50

19

15

34

Çandikan         Örenkaya           12

9

21

7

8

15

 

 

 

 

 

 

 

Hamzikan

Sağdıçlar

75

74

149

73

66

139

Mişelli

Taşkesen

38

37

75

57

52

109

Tovkirar

Topkıran

13

23

36

31

32

63

Birvan

Ulupınar

83

74

137

83

76

159

Gilliran

Üçpınar

43

29

72

43

27

70

Keban Nüfusu :7112,Köyler: 2082,Erkek %49.6,Kadın %50.4

(Kaynak:Ahmet Bayındır,Keban Gazetesi,22.02.2007-Nüfus Bilgileri:KebanGazetesi2025.)

 

 

 
 
 

 

YER ADLARININ TÜRKLEŞTİRİLMESİ -I

Atilla TURGAN ÖzgürGündem

Güncelleme:07.04.2014

 

 

Yer adları bir toplumun sosyal/ kültürel yapısı ve kullandıkları yerin tarihsel geçmişi ve coğrafik özellikleri hakkında önemli ipuçları taşır ve toplumun coğrafik mekânla bütünleşmesinin göstergesidir. Sıradan sözcükler değildir yer adları.

Bir köyün, kasabanın, beldenin pek çok başka tarihsel ve kültürel değerleriyle birlikte yüz yıllara uzanan yer adlarını yitirmeye devam ediyor.

Taşıdıkları anlam çözüldükçe bölgenin toprak ve bitki örtüsü, hayvan türleri ve doğal kaynaklarının yanısıra oraya yerleşmiş insanlara, halklara,yaşanmış tarihi olaylara ait bilgilere ulaşmak mümkün olabilir. İşte, yer adlarının tarihsel ve siyasal öneme sahip, olduğunun idrakinde olan Osmanlı İmparatorluğu’nun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri de, bir coğrafyanın oraya yerleşen halklar tarafından “vatandaşlaştırılmasının” en önemli göstergesini oluşturduğu düşüncesiyle yer adlarını değiştirmek, anlamlarını saptırmak, çarpıtmak ve “kendilerine mal etmek” üzere ellerinden geleni yapmışlardır. Ancak konulan adların, verdikleri yerlerin tarihsel derinliğine göre hayli eğreti durduğunu söyleyebiliriz.

 

Bu girişten sonra, son dönemde bu konuda bir şeyler yazıp çizen hemen herkesin örnek verdiği bir olayı hatırlatmak istiyorum. Çünkü yer adları konusu, gerçekten de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün birkaç yıl önce Ermeni şehri Bitlis’e yaptığı yolculuk sırasında Güroymak ilçesinden geçerken gerçektentören sırasında ilçenin eski adının ‘Norşin’ olduğunu söylemesiyle alevlenmişti.

Gül, bu adın Kürtçeden geldiğini düşünüyordu, aslında ve son dönemdeki “Kürt açılımına” katkı olsun diye söylemişti muhtemelen. Ulusalcı/milliyetçi cephe ise bu adın “Nurun doğduğu, yeşerdiği yer” anlamındaki “Nurşin’den geldiğini” iddia etmişti. …milliyetçi çevrelerle, iktidar arasında serttartışmalar yaşanmıştı.

…Erivan Üniversitesi profesörlerinden Lusine Sahakyan’ın, Hamşen Mikro Yer İsimleri kitabında işaret ettiği gibi 11-15 yüz yıllarda Ermenistan’ın çeşitli bölgelerinde yerleşik Türk aşiretleri ve daha sonra da Osmanlı otoriteleri, orijinal Ermeni yer adlarını çeşitli yollarla değiştirmişlerdi. Örneğin, ‘armutluk’ anlamına gelen Dantsut’u Armutlu’ya, kırmızı anlamına gelen ‘karmir’ kelimesinden gelen Karmrik’i Kızılca’ya dönüştürürken anlamları Türkçeleştirmişlerdir. …etnik kökenlerinin unutulması amacıyla eski yerleşim birimlerine yeni adlar verildi.

…modern tarihçilerin hâlâ kaynak saydıkları 17. yüz yıl, saray tarihçisi Evliya Çelebi’nin Seyhatname’de, örneğin Bayburt için etimolojik olarak Türkçe zengin anlamında “bay” +”yurt” açıklaması getirilmektedir. Oysa Bayburt, hem lehçeden gelen, hem de yabancı sözcük etkileri bağlamında sessel değişikliklerden geçmiş eski Ermenice yer adı olan Bayberd/ Paypert veya Baberd/Papert’den gelmektedir. Aslında bu adın bileşenleri Ermenice sığınak + kale’dir…

Evliya Çelebi’nin “düzeltmeleri” öyle masum etimolojik çabalar değildir, tam tersine yeni işgal edilmiş toprakları Osmanlılaştırmak gibi geniş kapsamlı amaçlara hizmet etmektedir…

II

…2009 Ağustos’unda Ş. Türker’in Vatan’da yayımlanan “28.000 yer adı değiştirildi. Kimse hangi dilden geldiğini bilmiyor” başlıklı makalesinde, Tuşba/Van, Dilok/Antep, (Ayintop), Erzingan/Erzincan, Çérmûk/Çermik, Mamuretülaziz/Elazığgibi,Muğla-Afyon-Muş-Ağrı-Gaziantep-Amasya-

 

Giresun-Niğde-Ankara-Gümüşhane-Ordu-Antalya-Hakkari-Rize-Artvin-Hatay- Sakarya- Isparta- Balıkesir-İçel- Siirt- İstanbul- Sinop-Bingöl- İzmir- Sivas–Bolu-Kastamonu-Tokat-Bitlis-Kars-Tokat-Burdur-Kayseri-Trabzon-Kırklareli-Dersim-Çanakkale-Kırşehir-Şanlıurfa—Çankırı-Kocaeli-Uşak-Çorum-Malatya-Zonguldak-Edirne-Mardin-Diyarbakır’da 28 bin yerin adının değiştirilmiştir.

Ermenice olan yer adlarını Kürtçe adlar arasına sokmuştur, …yer adlarının değiştirilmesi Cumhuriyet döneminde hız kazanmıştır. …burada güdülen amaçlardan biri de azınlıkların Türkiye coğrafyası üzerinde kalan izlerini de silmektir.

…1925, 1927 ve 1936 Kürt isyanlarından sonra Kürtçe yerleşim yerlerinin adlarına gelmiştir sıra. 1940 yılında İçişleri’nin 8589 sayılı genelgesiyle ad değiştirme işlemi resmileşmiştir. 28 bin yerin adı değiştirilmiştir. 1965, 1970, 1975 ve 1975 yılları arasında da çalışmalar sürdürülmüş ve 2 bini aşkın yeradları değiştirilmeye devam edilmiştir.

(Not: Yerleşim yerlerinin adının değiştirilmesi çok eskilere dayanmaktadır. Örneğin, Amed: Diyarbakır olarak, Colemêergo: Hakkari, Semsûr: Adıyaman, Gumgum: Maraş, Dîlok: Antep,Rıha: Urfa, Bedlîs: Bitlis, Êlıh: Batman,Çewlıg: Bingöl,Dersîm:Tunceli, Stenbol: İstanbul ve Engere: Ankara olarak değiştirildiğini kaynaklardan öğreniyoruz.)

…12 Eylül 80 darbesinde özellikle Kürtlerin yaşadığı bölgelere yönelik olarak tarih de belki de eşine rastlanmayan bir tarzda yoğunlaştırılarak nerdeyse adı değiştirilmeyen bir yer kalmamıştır. Bunun dışında Kürt, Gürcü, Tatar, Çerkez, Laz, Arap, Muhacir gibi kelimeler içeren köy adları “bölücülüğe”meydan vermemek amacıyla değiştirilmiştir.

Bugün yaşadığımız süreçte bile ülke nüfusunun üçte birinin anadili Kürtçedir. Ülkemizde devlet uzun yıllardır Kürtçeyi resmen yasaklayarak hafızalardan silmeye çalışmaktadır.

….Daha düne kadar Alevilerin, Kürtlerin ve Ermenilerin ibadetlerini çoğu zaman gizli bir şekilde yerine getirdikleri biliniyor. Dolayısıyla tüm inançları, kültürleri eşit ve tarafsız biçimde gözlemleyip, belki toplumsal hafıza kayıplarını telafi edebiliriz.

 

01.12.2025 günü, H.S. kendi Facebook sayfasında; “Dersim’e öyle yükleniyorlar ki dört bir koldan en dikkatimi çeken şey: Hiçbir Kırmancki köy belde ismi kalmamış, hepsi uyduruk Türkçe isimler! Benim çocukluğumun Muxindi’siolmuş Darıkent! Sonuç; Köy adlarının değiştirilmesi, halkın iradesinin yok sayılmasıdır…

Bu yazı 151 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum